İnternet Nedir ?


    İnternet, bir çok bilgisayar sisteminin birbirine bağlı olduğu, dünya çapında yaygın olan ve sürekli büyüyen bir iletişim ağıdır. Aynı zamanda, insanların her geçen gün gittikçe artan "üretilen bilgiyi saklama / paylaşma ve ona kolayca ulaşma" istekleri sonrasında ortaya çıkmış bir teknolojidir. Bu teknoloji yardımıyla pek çok alandaki bilgilere insanlar kolay, ucuz, hızlı ve güvenli bir şekilde erişebilmektedir.

   İnternet'in en temel işlevi, haberleşme ve iletişimdir. İnternet üzerinden dünyanın dört bir tarafıyla faks kadar hızlı, posta kadar ucuz bir şekilde iletişim kurabilir, dilediğiniz her konuda araştırma yapabilir, bu süreç içinde gerekli gördüğünüz bilgi ve dökümanları bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz. Yerinizden hareket etmeden uçsuz, bucaksız bir alışveriş yapabilir, müze ve sergileri gezebilir, müzik arşivlerine girebilirsiniz, farklı ülkelerden olan insanlarla her konuda yazıyla ve/veya sesli olarak tartışabilir, ithalat-ihracat ile uğraşıyorsanız yurt dışındaki bağlantılarınızı en küçük zaman diliminde gerçekleştirebilir ve mesajlarınızı minimum maliyetle günün her anı dünyanın her yerine gönderebilirsiniz.

   "Bilgi Ağı" üzerindeki bilgi iletimi ve paylaşımı bazı kurallar dahilinde yapılmaktadır. Bu kurallara kısaca "internet protokolleri", ya da TCP/IP protokoller ailesi denir. TCP/IP (Transmission Control Protocol / Internet Protocol), bilgisayarlar ile veri iletme / alma birimleri arasında organizasyonu sağlayan, böylece bir yerden diğerine veri iletişimini olanaklı kılan pek çok veri iletişim protokolüne verilen genel addır. Bir başka değişle, TCP/IP protokolleri bilgisayarlar arası veri iletişiminin kurallarını koyar. Bu protokollere örnek olarak, dosya alma / gönderme protokolü
(FTP, File Transfer Protocol), Elektronik posta iletişim protokolü (SMTP Simple Mail Transfer Protocol), TELNET protokolü (İnternet üzerindeki başka bir bilgisayarda etkileşimli çalışma için geliştirilen *login* protokolü) verilebilir.
  
   Adını sıkça duyduğumuz WWW ortamında birbirine linkli objelerin iletilmesini sağlayan protokol ise Hyper Text Transfer Protocol (HTTP) olarak adlandırılmaktadır. TCP/IP protokolü aynı zamanda, diğer iletişim ağlarında da kullanılabilir. Özellikle pek çok farklı tipte bilgisayarı veya iş istasyonlarını birbirine bağlayan yerel ağlarda (LAN) kullanımı yaygındır.

World Wide Web (WWW)

   Genelde "Web" (World Wide Web - WWW) (global ağ) terimi, dünyanın her yerindeki binlerce 'web sunucuları' adı verilen bilgisayarlarda kayıtlı milyonlarca dosyadan oluşan bir bütündür. Bu dosyalar; metin belgeleri, görüntüler, sesler, programlar, etkileşimli ortamlar ve bilgisayar dosyalarına kaydedilen diğer bütün bilgileri kapsar. Web, muhtemelen şimdiye kadar oluşturulan en geniş kapsamlı ve çok çeşitli bilgiler toplamıdır.

   "Web", bu dosyaları bir arada tutan, bir dosyayı diğerine aktaran ve onları internet üzerinden yollayan bir bağlantı sistemidir. HTML dili bir dosyanın ilgili bağlantıları içermesine imkan tanır. Böyle bir bağlantı (hiper bağlantı - "hiperlink"), ilgili dosyanın yerini internet üzerinde saptamak için gerekli bilgileri kapsar. İnternete bağlanıp bir Web tarayıcısı kullandığımızda ulaştığımız bilgilerin çok yakınımızda bir yerde mi yoksa dünyanın diğer ucunda bir yerde mi olduğuna bakmadan, Web'de görüntülere ulaşabilir, sesleri duyabilir, metinleri okuyabilir ya da Web'le doğrudan etkileşime girebiliriz. Örneğin; Singapur'da kayıtlı bir sayfa sizi New York'ta kayıtlı bir borsa haberine, Frankfurt'ta kayıtlı bir resme, Tokyo'da kayıtlı bir ses dosyasına rahatlıkla bağlayabilir. Web sunucuları, internet ve Web tarayıcı bileşimi, bu bilgiyi, onu oluşturan parçaları birbirinden ayırmadan birleştirir ve bunu bir bütün olarak bize sunar.

   Web üzerinde bağlantıları takip ederek, bir Web belgesinden başka herhangi bir Web belgesine kolaylıkla geçebiliriz. Bundan dolayı, insanlar Web'i bir büyük belge olarak görürler. Bu bakış açısıyla, bağlantılar bizi belgenin bir yerinden bir diğerine taşımış olurlar.

Web Tarayıcı (Browser)

   "Web tarayıcı"sı istediğiniz Web sayfalarını indirip açan, internetteki Web sunucularıyla iletişim kurmak için bilgisayarımızda çalışan bir programdır. En basit şekliyle; bir Web tarayıcısı HTML'yi tanıyabilmeli ve metni gösterebilmeli. Bununla birlikte, son yıllarda internet kullanıcısı artık daha fazlasını istemekte. Sanat şaheseri olan bir Web tarayıcısı resimler, videolar, sesler hatta üç boyutlu görüntüler dahil tüm çoklu ortam tecrübesini sunuyor.

   Bir Web tarayıcısı çok sayıda dosyayı yorumlama ve açma yeteneğine sahip olduğundan, internete bağlı değilken bile bir Web tarayıcısı kullanılabilir. Örneğin; Windows 98 birçok resim dosyasını açmak için Internet Explorer'i kullanır.

   En yaygın tarayıcılar, Netscape Navigator ve Internet Explorer'dir. Navigator ve Internet Explorer (IE), hiç bir ücret ödenmeden temin edilebilir.

   Internet Explorer, Windows işletim sisteminde çalışmak üzere tasarlanmış olsa da artık Macintosh ve bazı UNIX sistemlerinde de sorunsuz çalışmaktadır. Netscape Navigator taryıcısı ise; Windows, Macintosh, UNIX ve Linux işletim sistemlerini destekler.

   Bu iki popüler Web tarayıcısından hariç Opera ve Lynx gibi kullanışlı tarayıcılar da Web üzerinde çalışabilmekte.

Web'de Bilgi Alış Verişi

   İnternet üzerindeki kaynakları sorgulamak ve aradığımız bilgilere ulaşmak için kullandığımız Web üzerindeki tarama mekanizmaları
a) Konu Katalogları (Subject Catalogues)
b)"Web Search Engine" (Arama Motoru)
şeklinde iki türlüdür. Yüzlerce değişik Arama Motoru ve Konu Rehberi (Kataloğu) Servisi vardır. Aslında, Web üzerindeki "bilgiye ulaşma ve onu alma" yollarını üç gruba ayırmak mümkün :

   Konu rehberlerine göre bilgilerin sınıflandırıldığı ve sorgulamanın birtakım konu başlıklarından yararlanılarak yapıldığı sistemler. Konu katalogları ile bilgi sınıflamasında genellikle, alfabetik, kronolojik, içerik (bilimsel, sosyal, politik, oyun vb gibi global içerik ler katalog olarak seçilir), bölgesel, vb gibi kriterler göz önüne alınır ve bilgiler olabildiğince esnek bir yapı içinde kataloglara bölünür. Bu tip arama sistemleri, konu başlıklarından alt başlıklara, oradan da aradığımız bilgilere ulaşmamızı sağlarlar. Aynı zamanda bunların çoğunda, kataloglar içinde verilen bir anahtar kelimeye ya da diğer bazı kriterlere göre sorgulama yapmak ta mümkündür.Bu sistemlerin oluşturulması, konulara göre gruplama gerektirdiği için birhayli insan gücü gerektirebilir.

   İkinci gruba giren arama sistemleri, bir çok domaindeki bilgi kaynaklarını (web sayfaları) otomatik bir şekilde tararlar ve birtakım indeksler oluştururlar. Bu indeksler üzerinden sorgulama ise, seçilen bazı anahtar kelimeler ve bazı yardımcı unsurlardan yararlanılarak yapılır. Bu tip sistemlere "Search Engine" (Arama Motoru) denir.

   Arama motorlarının iki işlevi var :
(1) veri toplamak,
(2) sorgulama mekanizmaları sunarak, bu veriler üzerinde arama yapılmasını sağlamak.

   Veri toplama işi, Wanderer, Spider, Harvest, Pursuit vb gibi otomatik robot sistemler ile, çeşitli web, gopher, ftp siteleri arasında gezinerek ve buralardaki kaynakları tarayarak olur.

   Sorgulama mekanizmaları kısmında ise doğrudan, "aradığı bir bilgiye ulaşmak isteyen kişi" nin, toplanan veriler üzerinde sorgulama yapabilmesini sağlayan kullanıcı arayüzleri ve üzerinde hızlı sorgulama yapılabilecek data base sistemleri vardır. Burada, kullanıcı, seçtiği bazı anahtar kelimelere uyan bilgileri kolayca tarar ve web arayüzü içinde aradığı bilgilerin buluduğu site adresleri arasında gezinerek (navigate) aradığı bilgiye ulaşmaya çalışır. Arama Robotları, günümüzde en çok kullanılan arama sistemleridir. Temel işlevi bir "Arama Motoru" olan sistemlerin çoğu, ilk grupta gördüğümüz "konu kataloğu sınıflaması" seçeneğini de kullanıcılarına sunarlar. Bu tip sistemlere girildiğinde, ilk önce, anahtar kelimeleri yazabileceğimiz bir alan karşımıza çıkar. Buraya ilgili kelimeleri girip sorgulama yaparız. Sorgulama alanına girilen anahtar kelimeler (AND, OR, NOT, NEAR, LIKE) gibi mantıksal işlemlere, parantezler kullanarak gruplama işlemlerine vb tabi tutulabilirler. Bazı sistemlerde sorgulama Web ya da Usenet'e yönlendirilebilir. Genel olarak, bir sorgulama sistemini kullanmadan önce, kullanımla ilgili detaylarda biraz kafa yormakta yarar var.

   Üçüncü bir grup, pek çok Arama Motoru Servisini aynı sayfada size sunan servisler olarak (All in One). Bunlardan bazıları, sorguları birden çok sorgulama servisinde işletip sonucu birleştirerek size verebilmektedir. Bazıları ise aradığınız konuya en uygun arama motorlarını, gelen sonuçları değerlendirerek, size listelemektedirler.

Arama Motoru Nedir?

   Arama motoru (search engine), dünyadaki hemen hemen tüm web sitelerinin listelendiği, kategorilere ayrılmış, aradığımız bilgileri en kısa yoldan ve hızlı bir şekilde ulaşmamızı sağlayan web siteleridir.

    İnternet üzerinde yüzlerce hatta binlerce arama motoru bulunmaktadır. Bunların bir kısmı kendi alanlarındaki web sitelerini listelemekte, bir kısmı yerel alanlarda hizmet vermektedir. Bir kısmı da dünya üzerindeki hertürlü web sitesini listelemektedir. Arama kriterlerini en aza indirmek arama motorlarındaki komut satırına (yanlarında Search, Find It, Get It gibi tuşlar bulunan kutucuklar) herhangi bir kelimeyi yazdığımızda, bu arama motoru bu kelimenin geçtiği tüm dökümanları listeler. Oysa bu dökümanların içinde işimize yaramayan öyle çok döküman listelenir ki, işimize yarayanı bulmakta zorlanmaya başlarız. Mesela bu arama motorlarından bir tanesine web yazıp aramasını istediğiniz zaman, karşımıza yüzbinlerce sayfa çıkar. Diğer taraftan " web sayfası" yazıp aramasını istediğimiz zaman ise hem içinde web geçen hemde sayfası geçen tüm dökümanları listeleyeceğinden bu sefer milyonlarca döküman çıkacaktır. Oysa bunun için, internetin heryerinde olduğu gibi, büyük bir kolaylık sağlayan arama parametreleri vardır. Bu parametreleri kullanarak aradığımız dökümanlara doğrudan ulaşabiliriz.

Arama motorları 3 temel parçadan oluşur:
1) Spider: İlki "spider,bot,ant" gibi isimlere sahip olan programlar. Bu programlar interneti dolaşıp sayfaları tespit edip veritabanlarına kaydederler.

2) Veritabanı: Spider tarafından ziyaret edilen, her sayfanın kopyası burada saklanır. Sayfanızda yaptığınız değişiklikler, spider tekrar uğrayıncaya kadar arama motorlarında yer almaz. Arama yapıldığında, sayfanız veritabanındaki son haline göre değerlendirilip, sıralanır. Bu yüzden kullanıcılar, ölü linkler yada çok farklı içeriklerle karşılaşabilmektedir. Google.com'da "Önbellekten oku" komutuyla kayıtlı sayfanın Google'un veritabanındaki halini görebilirsiniz.

3) Sıralama mekanizması:
Üçüncü parçada sıralama mekanizmasıdır. Kullanıcın yaptığı aramaya göre, en uygun şekilde sayfaları sıralamaya çalışır. Her arama motorunda bu parçalar farklı çalışır. Bazılarında, sayfanızda frame, image map kullanmanız sorun yaratabilir. Bazıları, veritabanına alt tag larını kaydetmez.

   Herbiri kendi yöntemini geliştirerek, ziyaretçilerine en iyi sonuçları getirmeye çalışır. Arama motorları, siteniz için önemliyse, kodlarınızı arama motorlarına uyumlu hale getirmeli, ve üst sıralarda yer alabilmek için, optimize etmeniz gerekmetedir.

Arama Motorunda Sıralama Nasıl Yapılır?
   Arama motorları, sayfanızı inceleyip kelimelerin kullanılma oranlarını, yerlerini ve şekillerini ölçer. Bir kelime diğerlerine göre, çok sık olarak, hem başlıkta, hem yazılarda, hem resimlerin açıklamalarında kullanılmışsa, o sayfanın o kelimeye yönelik içeriğe sahip olduğu kanısına varılır. O kelimeyle arama yapıldığında, o sayfa, kelimeyi daha az kullanan yada başlığında o kelimeye yer vermeyen sitelere göre daha üst sırada yer alır.

Arama Parametreler Nelerdir?
   Arama parametreleri, arama motorlarına göre zaman zaman değişkenlik içerse de, tüm arama motorlarında geçerli olan bir kaç parametre vardır. İşte bunlardan birkaçı:

   + parametresi
"ve" anlamına gelir. Arama satırına web sayfası yerine web+sayfası yazarsak, arama motoru artık bize içinde sadece web sayfası geçen dökümanları listeleyecektir. Bu dökümanların içinde web kelimesi ortada sayfası kelimesi başta veya sonda olabilir. Bu işimizi biraz daha kolaylaştırmış olacaktır. Ama hala tam aradığımız döküman bu olmayabilir. O zaman da;

   "" parametresini kullanmalıyız. Yani "web sayfası" yazıp aranmasını istediğimiz zaman, içinde sadece web ve sayfası yanyana geçen dökümanlar listelenecektir.

- parametresi arama motorunun arama satırına "web sayfası" - eğitim yazarak aramasını istediğimiz zaman, arama motoru, içinde web ve sayfası yanyana bulunan ama eğitim kelimesi içermeyen tüm dökümanları listeleyecektir.

En Popüler Arama Motorları Hangileridir?
   İnternet üzerinde binlerce arama motoru bulunmaktadır. En popüler yabancı arama motorları şunlardır;
Yahoo
,
Altavista,
Lycos,
Excite,
InfoSeek,
WebCrawler,
Hotbot,
Google,
AOL

Web Sunucuları (Web Servers)

   İnternet ortamındaki Web sayfalarının başka internet kullanıcıları tarafından incelenebilmesi için, internete sürekli olarak bağlı olan bilgisayarlarda, internet Web Sayfa Sunucu veya Internet Web Sunucu adı verilen programlar çalıştırılmaktadır. Bu sayede, dünyanın bir tarafındaki bir internet Web Sunucuda bulunan bir Web sayfası, dünyanın bir başka tarafındaki bir internet kullanıcısının bilgisayarında çalıştırdığı bir internet inceleyici (Netscape, MS. Explorer vb.) program aracılığı ile ekranda karşısına gelmektedir.

   İnternetteki host bilgisayarın birçoğu internetteki diğer bilgisayarlara hizmet verebilmektedir. Muhtemelen İSS (İnternet Servis Sağlayıcısı), gelen ve giden
e-postaları için bir host bilgisayar işletmektedir. Diğer bilgisayarların kullanımına yönelik hizmet veren bilgisayarlara sunucu (server) denir. Hizmet sunabilmek için sunucu bilgisayarlar tarafından kullanılan yazılıma ise sunucu yazılımı (server software) denir.

   Diğer yandan internetteki bilgisayarların birçoğu da bilgi almak için sunucuları kullanır. Örneğin; bilgisayarınız bir internet hesabına bağlandığında e-posta programınız ISS'nizin e-posta sunucusundan kullanıcıya gelen mesajları alır. Sunuculardan hizmet alan yazılımlara istemci (client) denir. Bu durumda e-posta progaramına daha doğru bir tabirle e-posta istemcisi (e-mail client) denebilir.

   Mevcut olan en yaygın sunucular şunlardır:

Posta Sunucuları, gelen ve giden posta trafiğini yönetirler. Özel olarak, Post Office Protocol (POP- POP3) sunucuları gelen postayı depolarken Simple Mail Transfer Protocol (SMTP) sunucuları giden postayı yönetir. Posta istemcileri bir posta sunucusundan gelen mesajları alırlar ve gidecek mesajları da ona gönderir. Ayrıca mesaj okumamızı, yazmamızı, onları kaydetmemizi ve döküm almamızı sağlar.

Web Sunucuları
, web sayfalarını depolayıp, web istemcilerinden (browser - tarayıcılardan) talep geldiğinde aktarırlar.

FTP Sunucuları, kullanıcı bilgisayarına veya bilgisayarından transfer edilebilecek dosyaları depolar.

Haber Sunucuları, kullanıcının okuyup gönderebileceği Usenet haber grupları makalelerini depolar.

IRC Sunucuları, internet tabanlı online sohbetler için kontrol paneli görevini üstlenir.

   Bir host bilgisayar birden fazla sunucu programı çalıştırabilir. Örneğin; küçük bir İSS aynı anda POP sunucusu, SMTP sunucusu, Web sunucusu ve haber sunucusunu çalıştıran bir bilgisayara sahip olabilir.

Web'de Alan İsimleri (Domain)

   Domain, internette başka bir örneği olmayan bir isim verilmesiyle oluşan bir internet adresinin sağlanmasıdır. Bir domain bir web sitesinin URL'i ya da bir e-mail adresi gibi çeşitli internet servisleri için kullanılabilir. Bir Domain'i bir telefon numarasıyla karşılaştırabiliriz. Aynı telefon numaralarında olduğu gibi, internetteki her kullanıcının da özel ve tek bir numarası vardır. Kelimeler numaralardan daha çok akılda kaldığından ve daha kolay hatırlandığından, bu numaralar isimlere dönüştürülmüştür. Bu isimler de domain sunucularında yine isimlerine eş gelen numaralarla adlandırılmışlardır.

   Domain Name System (DNS) olarak adlandırılan hiyerarşik bir isimlendirme sistemi ile (internet adresi), internete bağlı bilgisayarlara ve bilgisayar sistemlerine isimler verilir. DNS, 'host' olarak adlandırılan internete bağlı tüm birimlerin yerel olarak bir ağaç yapısı içinde gruplandırılmasını sağlar. Herbir internet adresine 4 haneli bir numara karşılık gelir. a.b.c.d şeklindeki bu numaralara IP (Internet Protocol) numaraları denir. Her internet adresinin ilk kısmı bulunduğu domain'in (alanın) network adresini, son kısmı ise makinanın (host) numarasını verecek şekilde ikiye bölünür. Bu IP adreslere karşılık düşen bir makina ismi de bulunur.
Bu sayede makinaların isimleri daha kolay akılda kalır. Domain ismi birbirinden bir nokta (.) ile ayrılan, sıra düzensel seviyedeki alt isimler (subnames) dizisidir.
Domanin alan ismlerindeki son iki hane, bir ülkenin ISo standart kodunu belirtir. Örneğin; tr - Türkiye, de - Almanya, a - Avusturya, dk - Danimarka ... gibi.
   
   Domain alan isimlerinde yaygın üç karakterlik en yüksek seviye alanları şunlardır:

com  ticari kuruluşlar ve fertler (commercial)
net   internet servis sağlayıcılar ve ağla ilişkili iş yapan diğer firmalar (network)
org   ticari olmayan, genelde kar amacı güdülmeyen kuruluşlar (organization)
gov  hükümet kurumları (government)
mil   askeri (military)
ac    akademik (academic) (bazı ülkelerde 'edu' karşılığı)
edu  eğitim kurumları (education)
k12  orta öğretim kurumları

IP Numarası Ne Demektir ?

   IP numarası, internetteki her makinenin sahip olmak zorunda olduğu XXX.XXX.XXX.XXX biçiminde bir sayı grubudur. Her bir XXX öbeği 0 ilâ 255
arasında bir değer alır. Örn; 100.200.0.125 gibi.. Bu da toplam 232 tane, yani 4.294.967.296 tane makineye karşılık gelmektedir. IP adresleri host bilgisayarları tanımlar, böylece bilgi paketlerinin doğru bilgisayara ulaşması sağlanmış olur. Aynı anda internette olan server sayısı bu adede ulaşana kadar bir problem olmayacak, ama bu sayıya ulaşılınca yeni bir adresleme formatı bulunması gerekecektir.

   İnternete telefon ile bağlananlara geçici bir IP adresi verilir. Bu tip IP adresleri "Dynamic IP" olarak adlandırılır. Bilgisayar ağı ile internetin bir parçası olanların makilerinin IP adresi sabittir. Bu tür IP adresleri de "Statik IP" olarak adlandırılır. Türkiye'de bu tip IP adreslerine sahip kişisel veya kurumsal makine sayısı çok azdır. Bunların çoğu üniversitelerde ve/veya devlet kurumlarındadır.

   Makineyi açar açmaz internette olmak bir avantaj olsa da sabit bir IP adresine sahip olmak dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı oldukça önemli bir dezavantajdır.

   Sadece rakam grubundan oluşan bir IP adresi insanlara pek şık ya da açıklayıcı görünmediğinden olsa gerek bu sayılara karşılık gelen isimler verilmesi yoluna gidilmiştir. Bir kullanıcı internete çevirmeli hesapla bağlanıyorsa, ISS (İnternet Servis Sağlayıcı) her bağlandığında o kullanıcının bilgisayarına bir IP atar. Bu sistem, ISS'nin daha az sayıda IP adresiyle işini yürütebilmesini sağlar. Çünkü her kullanıcısına bir IP adresi vermediğinden sadece aynı anda internete bağlanan kullanıcı sayısına IP adresine ihtiyacı olacaktır.

 

Türkiye'de İnternet


   Türkiye İnternet'e Nisan 1993'ten beri bağlıdır. İlk bağlantı ODTÜ'den gerçekleştirilmiştir. 64kbit/san hızında olan bu hat, çok uzun bir süre, tüm ülkenin
tek çıkışı olmuş ve ilgili arkadaşlar büyük bir özveriyle Internet'i tüm Türkiye'de (öncelikle akademik ortamlarda) yaygınlaştırmaya çalışmışlardır. Ege Üniversitesi'nden olan bağlantı ise, 1994 başlarında, 64kbit/san. hızı ile gerçekleştirilmiştir. Ardından sırayla, Bilkent Üniviversitesi (1995Ekim), Boğaziçi Üniviversitesi (1995 Kasım) ve İTÜ (1996 Şubat) bağlantıları gerçekleşmiştir.

   1996 yılı Ağustos ayında da Turnet çalışmaya başlamıştır. 1997 yılına gelindiğinde, akademik kuruluşların internet bağlantısını sağlayan ULAKNET çalışmaya başlamış ve üniversiteler nispeten hızlı bir omurga yapısıyla birbirlerine bağlanmış ve internet kullanır hale gelmişlerdir. 1999 yılı içerisinde, ticari ağ altyapısında büyük
değişiklikler olmuş ve TURNET'in yerini TTNet adında yeni bir oluşum almıştır.
2000'lerin başında; ticari kullanıcılar TTNet omurgası üzerinden; akademik kuruluşlar ve ilgili birimler de Ulaknet omurgası üzerinden internet erişimine sahiptir. Ayrıca bu iki omurga arasında yüksek hızlı bağlantı mevcuttur.

   Şu anda Türkiye'nin İnternet çıkışını sağlayan merkezler dört grupta toplanabilir:

1) Üniversiteler ve akademik kuruluşların internet bağlantı çıkışları;
2) Genellikle ticari kurulusların ve Internet Servis Sağlayıcılarının (İSS) yararlandığı     TTNET çıkışları,
3) Diğer bazı özel şirketlerin ve servis sağlayıcıların, TTNET ile yaptıkları İnternet
    Erişim Noktasi (İEN) anlaşması sonrasında kullandıkları firma bazlı doğrudan     yurtdışı internet çıkışları.

Bunların dışında kalan diğer bağlantılar ise;

Akademik Kuruluşlar (Üniversiteler) :
   Akademik kuruluşların internet bağlantıları, büyük ölçüde kendi olanakları ile olmaktadır. BITNET'li günlerde (1986-1992) ortaya çıkan TUVAKA (Türkiye Üniversiteler ve Akademik Kuruluşlar Ağı), özellikle 1993'ten sonra ihtiyaca cevap verememeye başlamıştır. Bu amaçla, TUVAKA-TRNET ve nihayet ULAKBIM (Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi, 1995) oluşumu ile TR'deki akademik ağ omurgası yapılmış ve yüksek hızlı internet çıkışları oluşturulmuştur. Ulakbim bünyesindeki Ulaknet ana omurgası, İstanbul, Ankara ve İzmir arasında yüksek hızlı bir üçgen bağlantı (her biri 34 MBit/San ATM omurga ile sağlanmaktadır (Nisan 2000). Yurtdışı internet çıkışları ise, Ankara'dan 2 tane 4 MBit/san (Digex) ve 1 tane 2 MBit/san (UUNet) ile sağlanmaktadır. Ayrıca, Ulaknet ile ticari ağ (TTNet) arasında 34 MBit/san (Ankara), TURNET'e de 2 MBit/san (İzmir) hızlarında bağlantılar vardır. Ulaknet aşağıdaki kurumlara servis vermektedir :

1) Üniversiteler (Tüm devlet ve Vakıf üniversiteleri ve Enstitüler),
2) Araştırma Geliştirme amaçlı kuruluşlar,
3) Kamu Kuruluşları,
4) Askeri Okullar ve Polis Okulları,

   Türkiye'deki tüm üniversiteler ve araştırma/eğitim kurumları, bu 3 ana bağlantı noktasından kendilerine yakın olana değişen hızlarda (genellikle Frame Relay bağlantı ile) bağlanmaktadır (64kbit/san ila 2Mbit/san arası). UlakNET, bünyesindeki Ağ İşletim Merkezi ile çıkan sorunların tesbiti ve giderilmesi, yeni servislerin hizmete sunulması, ağ planlaması gibi işler de yapmaktadır.

   Ulaknet bağlantıları dışında, bazı üniversitelerin kendilerinin doğrudan yurtdışı
internet bağlantıları da mevcuttur. İTÜ, Boğaziçi Üniv., Koç Üniv., Bilkent Üniv. bu üniversitelere örnek olarak verilebilir. Bu kurumlar, ulaknet omurgasını yurtiçi bağlantılar için kullanmakta yurtdışı bağlantılar için ise kendi bağlantılarını kullanmaktadırlar.

Türkiye'de Kaç Bilgisayar İnternet'e Bağlıdır?
Kaç Kişi İnternet Kullanmaktadır ?

1997 sonları itibarıyla, Türkiye'de yaklaşık 30,000 civarında bilgisayarın internete bağlı olduğu tahmin ediliyordu. Bu sayının 2000'li yılların başlarında 100,000'e yaklaştığını; her internet bağlantısından ortalama 6 kişinin yararlandığını düşünürsek, ülkemizde Internet'i kullanan kişi sayısının ise 600,000 civarında olduğunu iyimser bir şekilde tahmin edebiliriz. Topluma açık internet kullanım mekanlarının (internet kafeler, üniversite laboratuvarları, internet kiosklar gibi) artmasıyla, internetle tanışık insanlarımızın sayısı sürekli artmaktadır.

Bilgisayar Destekli Eğitim


   Bilgisayarlar, ilk kez kullanılmaya başlandığı 1960'lardan bu yana eğitim alanında önemli bir yer kazanmışlardır.

   Günümüzde çoklu ortam teknikleri (resim gösterme, video/ses/animasyon oynatma vb.) ile çok güçlü ve farklı formatlarda eğitim paketleri üretmek mümkündür. Bu tip programlar kullanıcıya bire bir etkileşim imkanı vererek motivasyonu artırır. Bu tip programlar, konuları aktarma konusunda da çok güçlüdür. Örneğin, klasik yaklaşım da öğrenciye bir motorun nasıl çalıştığını öğretmek zordur. Bunu yapabilmek için öncelikle detaylı bilgi vermek, hatta çizim yaparak üzerinde anlatmak gerekir. Bu uzun bilgi aktarımı sonunda öğrenmenin gerçekleşmesi, ancak gerçekleşememesi kadar sansa sahiptir. Fakat motorun nasıl çalıştığını anlatan bir animasyonu göstererek birkaç dakika içinde her şeyi açık ve net olarak aktarmak mümkündür.

    Ayrıca pek çok eğitim programı, kullanıcıya ait verileri tutarak, öğrenmenin ne denli başarılı olduğunu da saptayabilir. Bu programlar, her konuda ne kadar zaman harcandığını, öğrenme eğrisini, kullanıcının gelişimini saptayabilirler. Sonuçlar da değişik formatlar da sunulabilir (grafik, tablo gibi). Bu tip bir bilgi, öğretmen tarafından öğrencinin performansını görmede ve takip etmede kullanılabilir.

    Bire bir öğrenmenin yanı sıra BDE, uzaktan eğitim konusunda da önemli bir rol oynar. Günümüzde internet, bilgisayarlarla verilen eğitim konusunda yeni bir ufuk açmıştır.

   Bilgisayar destekli eğitimin değişik tanımları yapılmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır:
Bilgisayar Destekli Eğitim (Computer Assisted Instruction : CAI), bilgisayarın bir öğretme makinesi olarak kullanılmasını içerir. Öğretilecek ünite öğrenciye bilgisayar yoluyla sunulur ve öğrenci öğretim sunusu ile uğraştıkça öğrenme meydana gelir

   Bilgisayarın eğitimde kullanılma gereksinimi eğitim sisteminin aşırı derecede artması, öğrenci sayısının hızla çoğalması; bilgi miktarının artması ve içeriğin karmaşıklaşması, öğretmen yetersizliği ve bireysel kabiliyet ve farklılıkların önem kazanması gibi nedenlerden doğmaktadır. Bu uygulamanın amacı sadece öğretme - öğrenme sürecinin otomatikleştirilmesi değildir. Öğretme - öğrenme süreçlerinde etkililik, süreklilik ve bütünlük sağlamak temel hedef olup, otomasyon bu faktörlerin sonucudur (Alkan, 1998, s.182).

   Bilgisayarların öğrenme - öğretme ve okul yönetimi ile ilgili bütün faaliyetlerde kullanılması "Bilgisayar Destekli Eğitim" olarak tanımlanabilir. Bilgisayar Destekli Eğitim (BDE) denildiğinde eğitim - öğretim etkinlikleri sırasında eğitimi zenginleştirmek ve kalitesini yükseltmek için öğretmene yardımcı bir araç olarak bilgisayarlardan yararlanılması anlaşılmaktadır (Demirel vd., 2001, s.116).

   Bilgisayar destekli öğretim, öğrencilerin programlı öğrenme materyalleri ile bilgisayar kullanarak etkileşimde bulunduğu, diğer bir deyişle bilgisayar programları aracılığı ile öğrenmeyi gerçekleştirdiği, öğrenmelerini izleyip kendi kendini değerlendirebildiği bir öğretim biçimidir.

   Bilgisayarın son yıllarda hızlı bir şekilde gelişimi eğitim sistemimizi de etkileyerek, sistemde bir takım değişikliklerin yapılması mecburiyetini doğurmuştur. Dünya ülkelerinde görüldüğü gibi eğitimde yeni teknolojileri kullanmak, öğrenme ortamında geleneksel yönteme göre daha fazla duyu organı etkileşimde bulunması sonucu öğrenci ilgisini arttırdığından dolayı eğitim öğretim kolaylaştırmakta öğrenmeyi zevkli bir konuma getirerek hazırlanmaktadır.

İnternette bağlantı çeşitleri

Çevirmeli Ağ (Dial Up) Bağlantısı

   Çevirmeli ağ, internette kullanılan iletişim protokolleri TCP/IP üstünden internet hesaplarıyla iletişim kurmak için çevirmeli adaptörü (Dial-Up Adapter) kullanır. Çevirmeli ağ, internette PPP, CSLIP veya SLIP hesaplarına bağlanmak için kullanılmaktadır.

   Çevirmeli ağ, sadece internet servislerince ihtiyaç duyulan iletişim hatlarını sağlar, e-posta, okumaka, Web'i taramak ve internet üzerinden başka bilgiler gönderip almak için Winsock uyumlu uygulamalar kullanır.

   Çevirmeli ağ kullanmak için kullanıcı önceden bir çevirmeli ağ bağlantısı oluşturmalı. Bu, bir internet hesabına bağlanmak için gerekli bütün ayarları içeren bir dosyadır. Bir bilgisayarda birden çok ağ bağlantısı oluşturulabilir.

   Çevirmeli ağ adaptörü, çevirmeli ağın internete bir modem ya da ISDN hattıyla bağlanmak için kullanılan bir ağ sürücüsüdür. Kullanıcı, çevirmeli adaptörü bir internet hesabıyla birlikte kullandığında çevirmeli ağ adaptörünü TCP/IP yoluyla iletişim kurmak için biçimlendirmeli.

ISDN (Integrated Services Digital Network) -
Tümleşik Servisler Sayısal Ağı Bağlantısı

    ISDN, daha hızlı internet erişimleri ve düzgün sesli aramalar için geliştirilmiş bir telefon hattıdır. Bir hat kullanılarak bir yandan telefonla konuşulabilir, diğer taraftan kullanıcı Web sayfalarında gezinebilir. ISDN tamamen sayısaldır; yani verinin iletilmesi için anbalog bir işarete dönüştürülmesine gerek yok, digital bir sistemle veriler aktarılmaktadır.

   ISDN servisi daha çok evlerde kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Bir ISDN hattında BRI (Basic Rate Interface ) iki 64kb/s kanal ya da B kanalları ve bir 16kb/s kanal ya da D kanalı sağlamaktadır. D kanalı daha çok sinyaller için, öreneğin hattın meşgul olduğunu belirtmek için kullanılır. B kanalları ise hareketin olduğu yerdir. B kanalları birleştirildiğinde internette 128kb/s'lik bir hat söz konusudur. Bu da en hızlı analog modemin (56kb/s) hızının iki katından hızlı olduğu anlamına gelmektedir. Ayrıca kullanıcı telefonda konuşmak veya faks göndermek isterse internet erişimi bir B kanalından 64kb/s'ye düşecek ve diğer B kanalı bu şekilde ses için kullanılabilecktir.

ADSL (Asymmetric Digital Subscriber Line) -
Asimetrik Sayısal Abone Hattı Bağlantısı

   Asimetrik Sayısal Abone Hattı (ADSL), ISDN gibi, tamamı dijital geliştirilmiş bir telefon hattı kullanır ve eşzamanlı internet taraması ve telefon kullanımını destekleyen bir bağlantı seçeneğidir.

   ADSL çok daha yeni bir teknolojidir. Bu yüzden pek yaygın ve standart değildir. ADSL çoğu insanın interneti kullandığı şekil için geliştirilmiş bir yöntemdir (çok dosya alma, az dosya gönderme). Kullanılan hat, asimetriktir. Çünkü kullanıcı bilgisayarının aldığı veri (grafikler, video, ses ve yazılım geliştirmeleri) miktarı, gönderilen veri (e-posta ve tarayıcı komutları) miktarından daha fazladır.

   ADSL sisteminde yapılandırmalar ve fiyatlar değişir. İnternetten kullanıcı bilgisayarına gelen bant genişliği 384kb/s'den 8mb/s'ye kadar değişebilir. Diğer taraftan; kullanıcı bilgisayarından internete giden bant genişliği 90kb/s - 640kb/s arasında değişebilir.

   ADSL ile birlikte geliştirilmekte olan G. Lite standardıyla 1.544mb/s alım ve 512kb/s gönderim hızı sağlanması beklenmekte. Bu durumda; dosya alım hızı Web sayfasını 56kb/s'lik analog bir modemle alındığından 25 kat daha hızlı alma seçeneği sunacaktır.

Kablolu Modem Bağlantı

   Evlerimize kadar gelen kablolu TV imkanından yararlanılarak aynı ağ üzerinden milyonlarca Web sitelerine ulaşma fırsatı kullanıcıya kablolu modem bağlantı seçeneğiyle sunulmaktadır.

   Ancak bu tür bağlantılarda göz önünde bulundurlaması gereken birkaç husus var. Kablolu ağ, bilgiyi tek yönlü göndermek üzere tasarlanmış olmasıdır (yayıncıdan kullanıcıya). Bu durumda; bu tür bağlantılarda alım hızı çok etkileyicidir. Teorik olarak hat 30mb/s hızında veri ilebilir. Diğer taraftan kullanıcının ulaşabileceği gönderim hızı hat kalitesine bağlı olarak farklılık göstermektedir.

   Kablolu modem bağlantılarda bu sorunu ortadan kaldırmak veya gönderim hızını yükseltmek için hatların HFC (hybrid fibercoax)'a dönüştürülme seçeneği de mevcuttur. HFC ağ bağlantılı bir kullanıcı, alım hızını 1 ya da 2 mb/s ve gönderim hızının da 500kb/s - 1mb/s olması beklenebilir. Ancak bu rakamlar kesin değildir. Çünkü bir kullanıcının dijital kablo kapasitesi, diğer kullanıcı komşularıyla paylaşılmakta. Bu durumda ne kadar çok kullanıcı hatta ise o kadar çoğu kullanıcıyla hat paylaşılmış olur.

Ücretsiz E-Posta Hizmeti Veren Yerli Siteler

kobinet
mynet
geocities
aileniz
turk.internet
xposta

Ücretsiz E-Posta Hizmeti Veren Yabancı Siteler

hotmail
yahoomail
mail
mailsurf
aolmail
eudoramail

 E-Posta Güvenliği Nedir ?

   Birçok insan internet servisleri arasında en çok e-postayı kullanmaktadır. E-posta ise giderek artan miktarda şifreler ve kredi kartı bilgileri gibi hassas bilgileri iletmek için kullanılıyor. Güvenli e-posta zamanla daha çok internet kullanıcısını ilgilendirmektedir. İnterneti kullanıcısını, dolaysıyla e-posta kullanıcısı bu sanal dünyada üç tür riskle karşı karşıya gelmektedir. Bunlar:

1) 'Kulak Misafirliği' Gönderdiğiniz herhangi bir bilgi (kredi kartı numarası gibi özel bilgiler) diğer bilgisayarlarca alınabilir.

2) 'Değiştirme' Aldığınız ya da gönderdiğiniz bilgiler, başka biri tarafından değiştirilebilir. Örneğin; siparişinizin gönderileceği adres değiştirilebilir.

3) 'Taklit Etmek' Karşınızdaki kişi / kuruluş iletişim kurduğunuzu düşündüğünüz kişi veya kuruluş olmayabilir. Ya da bir başkası, başka bir işlemde siz taklit etmek için gerekli bilgileri topluyor olabilir.

   Sunucular ve Web tarayıcılar, bu gibi tehditleri savmak için karmaşık yöntemler kullanırlar. Sunucunuz ve tarayıcınız güvenli kipte çalışıyorsa, aktarılan mesajlar belirlenen alıcı dışındakilere anlaşılmaz bir takım yazılar şeklinde ulaşır. Değiştirilmiş mesajları çözen testler yapılarak kimlikler doğrulanır.

   E-posta güvenliği iki noktayla ilgilidir: gönderdiğiniz bilginin güvenliği ve size gelen mesajın güvenirliği. Bir çok kimsenin aklındaki ilk soruysa; e-posta güvenliğinin neden bu kadar gerekli olduğur. E-postalarımız gerçekten büyük tehlike içinde midir?

   İnternet üzerinden gönderilen tüm bilgiler paketlere veya küçük bloklara bölünüp İSS'nızın sunucusuna gönderilir. Oradan internet aracılığıyla gönderildiği alıcının sunucusunda birleştirilir. Bu paketler, varış noktasına gelene kadar bir çok sunucudan geçer ve yolda bir paket koklayıcı (sniffler, bazı sayı ve harf gruplarını tanımlayan program) tarafından tespit edilir. Web-tabanlı kurulum aracılığıyla
e-posta gönderip alsanız dahi e-postanızın yolu kesilebilir. Çünkü biri şifrenizi tahmin etmeye çalışıp hesabınıza saldırabilir.

   Bir çok kişi güvenlik gerektiren mesajlar göndermez. Ancak; siz veya kuruluşunuz, kişisel bilgilerinizi, saygınlığınızı veya diğer hassas e-posta bilgilerinizi korumaya önem veriyorsanız, güvenli e-posta kullanmayı tercih etmeniz gerekmekte.